Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

13 Haziran 2015 Cumartesi

İhanetini Fısılda - Meltem Lian Özüt






Kitap Adı: İhanetini Fısılda
Yazar: Meltem Lian Özüt
Seri Bilgisi: Seri Değil
Sayfa Sayısı: 428
Basım Yılı: 2015
Yayınevi: DEX


"Ahh birtanem, keşke şimdi gözlerini açabilsen ve her şey yoluna girse.”
Ben zaten uyanığım ve seni duyabiliyorum!

Tıpkı bir ölü gibi hareketsiz yatıyordu Berrak. Herkes onun için sonun geldiğine inanıyordu.
Biri hariç...

Berrak dünyaca ünlü bir modeldi, kıskanılacak bir hayatı vardı.
Ve bir gece trafik kazası geçirdi.
Kendine geldiğinde dört gün geçmişti, her şeyi duyabiliyordu ama kimse bunun farkına varmıyordu.

Bir süre sonra garip, psişik bir güç keşfetti zihninin karanlıklarında...
Ve ardından kapılar aralandı... büyük ihanetler aydınlandı...


Başta çekincelerim olmadı değil ama kitap ilerledikçe aslında hiç fena olmadığını farkettim. Hatta bir yerden sonra tamam abi olmuş bu kitap dedim.
Güzel ve özgün bir hikaye olmuş. Gerçi bana Bay Y'nin Sonu kitabını da hatırlatmadı değil.


Efendim Berrak çok ünlü bir mankendir. Bir gece sevgilisi Ulaş'ın kullandığı araçla kaza yaparlar ve Berrak komaya girer. Ama bu bildiğimiz bilinçlerin kapalı olduğu komalardan değildir. Berrak etrafında olan her şeyin farkındadır ve her şeyi de duymaktadır.

Düşünsenize ne göz kapaklarınızı açabiliyorsunuz, ne de gözlerinizi hareket ettirebiliyorsunuz. Felç deseniz felç değil çünkü dokunuşları, acıyı hissedebiliyor. Ağlayamıyor bile düşünün insan kafayı yer yeminle.

İşin ilgiç kısımlarıda bundan sonra başlıyor zaten. 56 gün komada kalan Berrak'ın bu süre zarfında neler yaşadığını okuyoruz. Yanında yapılan itiraflar hem onu hayattan kopma noktasına getirmektedir hem de intikam hissiyle yeniden yaşam savaşına devam etmesini sağlamaktadır. Öğrendiği ihanetler, aldatılmışlıklar canına tak ettiğinde kendisine bilincinin derinliklerinde bir kaçış odası yaratır.

Bu kaçış odasına ulaşabilen tek kişi de doktor Bora'dır. Ne alaka diyebilirsiniz ama kitabı okuyunca nedenini çok iyi anlayacaksınız. Berrak bu kaçış odasına gidip gelirken aslında bir nevi astral seyahat yapabilme yeteneği kazanır. Her ne kadar kitapta psişik güç deselerde anlatılan şey astral seyehattı bence.

Duygusal ifadeleri çok güzel kullanmış yazarımız. Yarattığı dünya ise gerçekten orjinal olmuş. Kitabı okurken nedense hep gözümde film sahneleri olarak canlandı. Hikayede duygusal çöküşler, heyecanlar uzun uzadıya anlatılmasına rağmen sonunun kısa tutulması olmamış bence son kısımlarıda detaylı okumak isterdim ben açıkçası. Ailesiyle olan diyaloğu, Bora ile gerçek hayatta karşılaşmaları sadece bir kelimeyle bırakılmamalıydı diye düşünüyorum.

Buradan da bir duyuru yapalım bu kitabı film olarak görmek isteriz. Baş role talibim :p Şaka bir yana filmi çekilirse çok güzel olacağını düşünüyorum. Durak olarak tabir edilen Araf'a daha ürkütücü şeyler eklenebilir hatta bayağıda gerilimli olur.

Gelelim eksi yönlere çok anlatım bozukluklarına ve kelime hatalarına rastladım. Çok rahatsız edici değiller ama göze de batıyorlar. Umarım ikinci baskıda düzeltilir bu hatalar.

Böyle mistik kitaplardan hoşlanıyorsanız bence çekinmeden okuyabilirsiniz. Beğeneceğinize eminim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...