Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Gözlerinin Esareti - Jennifer Royce




Kitap Adı: Gözlerinin Esareti
Yazar: Jennifer Royce
Sayfa Sayısı: 573
Basım Yılı: 2015
Yayınevi: Ephesus Yayınları


Sevgiye aç bir kadınla… Kalbi buz tutmuş bir adam… Tutkuyu keşfettiklerinde, dönüşü olmayan bir yola girmek zorunda kalırlar...

Küçüklüğünden beri aradığı sevgiyi bulamayan Keira Destina'nın tek bir dileği vardı; kendisini gerçekten sevecek bir kalp. Babası tarafından sürekli hor görülüp, sevgisiz ve korumasız bir hayat süren Keira, şeytanla yaptığı anlaşma sonucu Karanlıklar Lordu'nu öldürmeye kalkıştığında, hayatının altüst olacağından habersizdi. Herkesin, önünde korkuyla titrediği Karanlıklar Lordu tarafından esir alınan genç kız için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Karanlıklar Lordu Kayran için, bu namı almak hiç de kolay olmamıştı. Katıldığı tüm savaşlardan galibiyetle ayrılmış, düşmanlarının korkulu rüyası haline gelmişti. Karanlık ruhunun bir tek savaş meydanlarında ışığa kavuştuğuna inanan bu adam, bir gece çadırına gizlice sızan, asil ama hırçın bir güzelin ölümcül saldırısından kendisini korumak isterken, onu bekleyen sürprizin farkında değildi. Gözlerine ilk baktığı an, bu kızın tanıdığı tüm kadınlardan farklı olduğunu anlamıştı. Genç kızın öfkesinin ve cazibesinin ateşi Kayran'ın buz tutmuş, karanlıklar içindeki kalbini sarmıştı. Genç adam için artık tek bir gerçek vardı; bu asi güzel ona ait olmalıydı!


Uzun zamandır tarihi aşk romanı okumamıştım "Gözlerinin Esareti" ilaç gibi geldi. Gerçekten ustaca yazılmış bir kitaptı bu yüzden tebrik ediyorum sevgili Jenny'i. Konuyla ilgili gerekli araştırmalar yapılmış ve bu nedenle havada kalan bir bölüm yoktu. Gerçekten emek harcandığı belli yazmak için yazılmış bir kitap değildi kaldı ki tarihi roman yazmak en az polisiye yazmak kadar sıkı bir çalışma isteyen bir iş bence. Bir kaç kelime hatası dışında genel hatlarıyla yazımı düzgün bir kitaptı.

 

Konuya gelirsek gerçekten bayıldım. Gerek karakterler olsun, gerek dönem olsun her şey harikaydı.

Kayran çok başarılı ve düşmanlarına korku salan bir komutan Kral ise en yakın arkadaşı. Bugüne kadar evlenmek gibi bir düşüncesi olmamış. Ta ki sevgili kızımız Keira onu öldürme niyetiyle çadırına dalana kadar. Kayran bu küçük ve güzel esirine karşı ne hissettiğinden tam olarak emin değildi ama onu bırakmak gibi bir niyeti yoktu. Keira ise inatçı mizacıyla sürekli Kayran'ın emirlerine baş kaldırıyordu. Bu Kayran'ı sinirlendirse de aynı zamanda ona kafa tutması çok hoşuna gidiyordu.

Geçmişte ikisininde başından geçen kötü olaylar onları birbirlerine çekiyordu. Kayran aşkın ne olduğunu bilmiyordu ama Keira'yı kaybetme düşüncesi onu çılgına çeviriyordu. Birbirlerine karşı neler hissettiklerini anlamaları biraz uzun sürdü ama sonucunda duygularını gerek hareketle, gerek sözle söylemekten asla çekinmediler.

Diyaloglar da ustaca yazılmıştı. Yer yer kahkaha attığım doğrudur. Baştan sona eğlenceli bir kitap. Bu arada sadece Kayran ve Keira'yı okumuyoruz. Kayran'ın yakın arkadaşı Kralımız da, Kayran ile dalga geçerken -kendisi de en az Kayran kadar odundur belirteyim, hatta odunun önde gideni- aynı duruma kendiside düştü. Onun hikayesi de güzeldi. Yazarımız bizi bu konuda merakta bırakmamak için sağolsun çok güzel bağlamış olayları.

Bazen erkek karakterleri bir güzel pataklayayım dedim bu sefer kızlar salakça bir hareket yaptılar en sonunda aman dedim tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş yiyin birbirinizi :D 

Savaş sahnelerinin biraz daha uzun olmasını isterdim. Daha fazla entrika olabilirdi. Kralın kardeşleri daha sinsice hareketlerde bulunabilirlerdi. Kral'a ve Kayran'a karşı suikast düzenlenebilirdi. Olabilirdi de olabilirdi ama bunlar yokken bile 500 küsür sayfa bunlar olaydı kesin 800 küsür olurdu :D Hepinizin emeklerine sağlık Ephesus ailesi.

Kitabı okuyun canlar pişman olmayacaksınız ;)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...