Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

19 Mart 2015 Perşembe

Boy - Wytske Versteeg




Kitap Adı: Boy
Yazar: Wytske Versteeg
Orjinal Adı: Boy
Seri Bilgisi: Seri Değil
Sayfa Sayısı: 192
Basım Yılı: 2015
Çeviren: Erhan Gürer
Yayınevi: Kahve Yayınları


Evlatlık bir çocuk almak ve onunla yaşamak nasıl bir histir? Peki, önce onun kaybolması, sonra ölümü ve bunun intihar olma ihtimaliyle yüzleşmek?

Boy, oğlunun ölümüyle ilgili açıklamaları kabullenemeyen, onun hikayesini kendi keşfe çıkan ve oğluyla öldükten sonra tanışmaya başlayan bir annenin hikayesi.

Versteeg'in sürükleyici ve gerçekçi romanı Boy, size aklınızın sınırlarını zorlayacak, oyunlarla dolu, gizemli bir bahçe sunuyor.


Merhaba, Kahve Yayınların'dan çıkan yeni bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Kitap başlarda güzel gidiyordu gayet akıcıydı sonra ne olduysa yazar ara kısımlarda biraz ağır yazmış, sonlara doğru tekrar açılsada o ağırlığın etkisi kaldı üzerimde.

Bunun dışında çeviride sorun yoktu bir-iki kelime hatası dışında da bir sorun görmedim. Kapak çok hoşuma gitti özellikle kullanılan siyah fon içerikle birebir uyuşmuş.

Konuya gelirsek, çok derin duygular içeren bir kitap. Bir yanda ne kadar uğraşsa ve destek alsa da bir türlü çocuk sahibi olamayan bir kadın. Bir yanda evlat edinilen ama kendini tam anlamıyla ifade edemeyen bir çocuk ve diğer yanda da yardım etmeye çalışırken her şeyi batıran bir öğretmen.

Çocuğumuz Boy, kişilik çatışması yaşıyor. İlgi alanları değişik, evlat edinen aile özellikle annesi onu pek anlayamıyor. Aralarında görünmez bir duvar var sanki.

Bir gün Boy eve gelmiyor. Her ne kadar kaybolmuş ya da evden kaçmış olmasını dileyerek onu arasalar da kötü haber geliyor. İşte annemiz burada gerçeği kavrıyor.
"Kumullarda dolaştım, tek başıma. Bu, daha da kötüydü. Nerede ve tam olarak neyi aramam gerektiğini bilmiyordum. Bildiğim bir şey vardı, o da hiçbir şey bulmak istemediğim. Bedenini bulmak istemiyordum, artık elimden gelen bir şey olmayacaktı; ona kayısı kurusu ya da biftek yediremeyecektim, C vitamini alması için elma soyamayacaktım, bütün bunları yapamayacaktım çünkü bir daha ağzını açmayacaktı."

Kendini suçlayan bir kadın, iyi bir anne olamadığını, çocuğunu anlayamadığını, iç dünyasında dönen çatışmaları göremediğini çok sonraları anlıyor.  

Aslında bu kitap bize hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını, çocuklarımıza daha fazla vakit ayırıp tüm hareketlerini inceleyip analiz etmemiz gerektiğini ama en önemlisi onların sırdaşı olmamız gerektiğini çok güzel gösteriyor.

Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Zaten ince bir kitap çabucak okuyacağınza da eminim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...