Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

14 Kasım 2013 Perşembe

Neler İzliyorum?


Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba, şu sıralar dizilere gömülmüş durumdayım. O kadar güzel diziler varki listemde pc başından kalkasım gelmiyor inanın. Ne olmuş bu yapımcılara senaristlere bu sezon harika diziler yapmışlar. Bir tanesi kötü olsun arkadaş yok nasılmış dediğim diziler bir bakmışım favorilerime girivermiş. Yukarıdaki gifte görmüş oldunuz diziler yeni başlayanlar ve düzenli olarak takip ettiğim diziler. Bunların haricinde başlayıp yarım bıraktığım -ki mutlaka devam edeceğim- ve hiç başlamadığım ama izlenecekler listesine eklenmiş dizilerim de mevcut. Yani 35243543 tane izlenecek dizi var listemde. Dediğim gibi o kadar çok dizi izliyorum ki bölüm yorumu yapmaya fırsat olmuyor. Hadi şunuda izleyeyim öyle yaparım yorum derken bakıyorum yorum yapamadan bir sonraki bölüm gelivermiş. Şimdilik haftalık programıma gelirsek;

Pazartesi: The Walking Dead, Lost Girl, Witches of East End
Salı: Sleepy Hollow
Çarşamba: SUPERNATURAL, The Originals, Ravenswood
Perşembe: The Tomorrow People
Cuma: The Vampire Diaries, Reign
Cumartesi: Dracula

Yazının bundan sonraki kısmı "spoiler" içerebilir.

Yeni başlayan diziler hakkında genel bir yorum yapmak istiyorum.

Sleepy Hollow bu sezon yeni başlayan diziler arasında daha ilk bölümlerden ikinci sezon onayı alan tek dizi. Dizi gayet güzel ele alınmış. Bazı efektler kötü olsada dizinin gizemi ve efsanenin güzelliği sayesinde önemsemiyorsunuz bu durumu. Başlamakta kararsızsanız ben kesinlikle tavsiye ederim bir kaç bölümden sonra acayip sarıyor insanı. Kıyamet senaryoları, iblisler, şeytanlar, mahşerin 4 atlısı bu ögeleri içeren filmler diziler oldum olası hoşuma gitmiştir. Bu dizide hepsi mevcut daha ilk bölümden beni kendine bağladı.

Witches of East End yeni cadılı dizimiz demiştim gerçekten iyi gidiyor dizi ve bu da benim kitaplarını iyice merak etmeme neden oluyor tabiki. Bir ergen dizisi olan The Secret Circle fiyaskosundan sonra bu dizi kesinlikle süper. Benim gibi sizde dizinin içinde illaki gizem olsun diyenlerdenseniz kesinlikle tavsiye ederim.

Ravenswood bir gizemli dizi daha ergen dizisi falan ama kurgu harika, tek kelimeyle süper. Pretty Little Liars dizisinin spin-off'u olduğunu daha önce belirtmiştim. Ana diziyi izlemesemde sadece karakter bazında bağlantı söz konusu olduğu için bir yabancılık çekmedim dizide. Bir-iki bölüm derken bağımlısı oldum. Kasabadaki sır büyük ve ben gerçekten merak ediyorum. Mini dizi olacak gibi bir şeyler okudum bir yerlerde umarım öyle olmaz.

The Tomorrow People bazı bölümleri yavaş geçsede yinede kendine çeken bir yapısı var dizinin. Özellikle Stephen'ın, amcasının yanında işe başlayıp ardından diğer elemanlara bilgi sızdırması falan, abi yakalanacak diye acayip geriliyorum. Sanki ben yakalanacağım =D Güzel dizi güzel, işlenen ana konunun yanında duygusal konularada değinen bir yapısı var bu da sanırım izlenir kılan diğer unsursurlarından.

Reign daha ilk bölümde beni kendine bağlayan bir dizi daha, çok güzel bir dönem dizisi olmuş. Gerek müzikleri olsun, gerek görsellikleri müthiş. Saray entrikaları, saray gizemleri, kehanetler kol geziyor. Entrikalar, ihanetler, işlenen suçlar, yakalanan suçlular bir yana benim en çok merak ettiğim unsur Clarissa. Cidden nedir? Kimdir? Necidir? çıldırciim. Dizinin büyüsü bozulmasın diye tabisi söylemezler. Bunların yanı sıra Mary'nin kıyafetleri muhteşem, kim tasarlıyor acaba yeminle bayıldım. 

Dracula, abicim bir insan bir role bu kadar mı iyi oturur ya, yok böyle bir şey. Jonathan Rhys Meyers, kesinlikle bu rol için biçilmiş kaftan. İnanın ilk defa bir insanı bir role bu kadar çok yakıştırıyorum. Diziyi zevkle izlememe neden olan ilk unsur budur kesinlikle. İzlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Genelde dizi karakterlerinin rollere uyup uymadığına bakmam (kitap vb. uyarlama değilse), her ne kadar Dracula kült olmuş bir yapıt olsada karakterlerine aldırış etmeden başladığım bir diziydi ama izlediğim anda tamam abi bu olmuş dedim. Henüz başlamadıysanız hemen gidip başlayın.

Ve son olarak The Originals, bu dizi spin-off'luktan çıktı bence başlı başına bir dizi oldu. Senaryo süper oyuncular süper daha ne olsun. Klaus yeter bir kere başlı başına zaten. Elijah çok cool abi. O hareketlerine bayılıyorum çok sakin tehdit ediyor önce, inanmadılar mı hemen kalpleri söküveriyor. Klaus'u kimse anlamıyor ya kıyamam ben ona sonrada kötü diyorsunuz ona siz. O aslında romantik öküzlerden bence. Tyler'ın gelmesi güzel oldu darısı Caroline'ın başına umarım onuda sokarlar diziye yiter gari. Herkes Klaus'a karşı, Tyler'da ortalığı iyice karıştıracak keşke öldüreydi. Caroline üzülür diyemi öldürmedi acaba, yani gerekçsi farklıydı ama olabilirde hani.

Umarım hepsi ikinci sezon onayı alırlar.

Şimdik düzenli izlediğim dizilere gelelim;

The Vampire Diaries, son zamanlarda iyice cıvıttılar ya bu nedir abi daha kaç tane görsel ikiz çıkaracaksınız. Bir tane daha görürsem kesinlikle kusacağım o derece gına geldi. Başka oyuncuya para harcamayalım bunlar 3-5 rol oynasınlar işte mi diyorlar napıyorlar anlamadım ki =D Tabi Nina'nın yeteneği yadsınamaz kız harbi oynuyo ya. Böyle devam ederse sırf senelerin hatırına gene izleyeceğim ama eskisi gibi bağım kalmayacak sanırım.

The Walking Dead, yine her zamanki gibi çok güzel gidiyor. Carol'a üzüldüm ya la, ne yapmış olursa olsun kadın iyi idare etti bu zamana kadar. Kızını kaybetti bırakında acık kafayı kırsın yani. Gittiğine üzüldüm belki ileriki bölümlede yine karşılaşabiliriz. Son bölümde acayip gerildim. Aha dedim zombiler yiyecek hepsini, şaka maka Carl koca adam oldu lan takır takır temizledi aylakları. Glenn'e bir şey olacak diye ödüm koptu. Ta ta ta tam vali bozuntusu çıktı ortaya gene. Ay bu adamı bir öldürmediler ya o kadar uyuzum ki anlatamam. 5476353 tane zombinin içinden sağ çıkıyorlar falan bir adamın icabına bakamadılar. Ben gidip öldürecem en sonunda aaaaa.

SUPERNATURAL, ay ben bunların hiç birine kıyamıyorum ama ya. Crowley, Cass, Sam, Dean bence bir takım  olsunlar. Dizi durgun başladı ama Dean'in komiklikleri yerinde. Duvar olsa izlerim abi o derece seviyorum bu diziyi yani. Crowley'e üzüldüm, Cass'e üzüldüm nolcak bunların hali ya. Crowley kendine kan enjekte etti bağımlılık mı yaptı acaba çok merak ettim. Sam'in de dediği gibi içinde insanlık var ve bence çokta kötü biri değil. Sonuçta bizimkilere yardım etmişti bir çok kere. Tabletteki büyünün geri alınamayacağı olayı çok boktan oldu hadi iblislerle mücadele etmek kolaydıda bu melekler iblislerden beder abi. Nasıl melek bunlar. 

Lost Girl, bu diziyi izlediniz mi hiç genelde az bir izleyici kitlesi görüyorum aslında çok güzel bir dizi. Eğlenceli ve sürekli hareketli bir dizi. Bilip bilmediğimiz bir sürü doğaüstü varlığı konu ediyorlar. Diziyi Kenzi ve Dyson götürüyor bence. İkiside olmasa tadı olmaz kanımca ve artık bu sezonda nolur Bo ve Dyson ilişkisi görelim çok yakışıyorlardı. Gına geldi lez ilişkiden ya başından beri şu Lauren'ı sevmiyorum zaten ölemedi gitti pislik. Dyson karakterini canlandıran Kris Holden-Ried yav sen ne şahane bir oyuncusun. Kesinlikle harika oynuyor tüm sezonlarını izlediyseniz özellikle 2 bölüm vardır o bölümlerde anladım ne kadar iyi oyuncu olduğunu. İlki ruhlarının yer değiştirdiği bölümdü, ikincisi de Dyson, Bo ve Tamsin'in sarhoş ya da çocuk gibi davrandıkları bölüm. Süper oynadı adam ama yinede favori bölümüm Kenzi'nin ruhunun içine girdiği bölümdür. Neyse yeni sezon başladı hemde ne başlama noluyor lan dedim başta sonra toparladılar neyse işi.

Paranormal Witness, bu diziyi ayrıntılı olarak ele alacaktım ama kısmet burayaymış. Dizi Paranormal Aktivite filmine benziyor. Daha çok gerçekten yaşanmış olayların canlandırması şeklinde hazırlanmış bir dizi. Sık sık izlemiyorum bitmesin hemen diye bu tarz yapımlardan hoşlanıyorsanız izleyebilirsiniz ama baştan uyarmadı demeyin her ne kadar ben izlerken fazla korkmasamda korkunç şeyler olduğunu inkar edemem.

Under the Dome, büyük bir heyecanla başladım malumunuz Stephen amcamın kitabından uyarlandı dizi, kitapla bazı farklılıkları olsada izlenmeyecek bir yapım değil lakin araya bir şeyler girdi ve 5 bölümden sonra izleyemedim en kısa sürede devam edeceğim. Mini dizi olarak planlanıp ikinci sezon onayı almasıda iyi oldu 1024 sayfalık kitabı bir sezona sığdıramazlardı zaten.

Fringe, izlemeye kıyamadığım dizilerden biri. 5. Sezonda bitmiş olması nedeniyle izleyemiyorum bir yandan acayip merak ediyorum neler olacak ileriki bölümlerde diye bir yandanda ama biterse ne yaparım deyip duruyorum.

Teen Wolf, ilk soznu başladığı zaman izleyip ikinci sezona hiç başlamamıştım bir yerde iyide oluyor hani bütün bölümleri peş peşe izlemek gibisi yok. Güzel şeyler oldu. Scott'ın alfa öldürmeden alfa olma olayı süperdi. Bilmem kaç yılda bir gerçekleştiği rivayet edilen efsane gibi bir olaya tanıklık ettik. Kafamda bir sürü soru vardı üçüncü sezonda bir açıklık geldi o konulara da. Mesela Derek'in gözleri alfa olmadan önce maviydi ben onu kurt olarak doğmuş olmasına yormuştum ama daha sonra Jackson,  Kanima'lıktan kurtulup kurt olduğunda gözlerini mavi görünce şaşırmıştım. Neyseki Peter anlattı olayı.

Şimdilik benden bu kadar. Bu uzun yazıyı sonuna kadar okuduysanız sizlere bir teşekkürü borç bilirim. ;)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...