Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

9 Ekim 2013 Çarşamba

The Originals - Season 1, Episode 2


İlk bölümde yaşadığım hayal kırıklığından sonra bu işi beceremeyeceklerinden korkmuştum ama çok şükür korkum boşa çıktı ve süper bir bölümle dönüş yaptılar. Gerçi çok hareketliydi belki ama olsun daha güzel olabileceğinin sinyallerini aldım bu bölümde.

Yazının bundan sonraki kısmı ciddi "Spoiler" içerir.

Klaus, her zaman duygusuzmuş gibi davranıyor ama onun duygusuz olmadığını hepimiz biliyoruz. Caroline'a olan duygularında zaten bunu açıkça göstermişti bize. Ne varki kendi çıkarları söz konusu olduğunda bu duygusallığından ödün vermeyeceğini biliyorum. Bir tek Caroline konusunda çelişkiliyim sonuçta onu bile ısırmıştı hatırlarsanız.

Marcel konusuna gelince sonuna kadar Klaus'un arkasındayım. Dediği doğru onlar can havliyle kaçarken onun öldüğünü düşünüyorlar fakat o ölmediği halde onları aramıyor ve üstüne yaptıkları her şeye el koyuyor. Bende olsam benim olan şeyi geri isterdim.

Rebekah'nın gelişi muhteşem oldu. Ne kadar şirret olsada seviyorum ya. Belki de onları bir arada tutan Rebekah'dır.

Marcel ile aralarında geçenler ilginçmiş. Böyle bir şey olabileceği aklıma gelmemişti. Özellikle Klaus'un Marcel'i küçük yaşta kurtarıp, yetiştirip, büyütmesi ise tamamen sürpriz oldu benim için.

Davina, sen nesin kızım bu kız Silas'ın sevgilisi adını unuttum bak Q'ile başlıyodu o olmasın la =D Hayal kuruyorum tabi kız küçük neyse saçmalamayayım daha fazla.

Elijah'ın onların elinde olması çok canımı sıktı ya. Ah Marcel onları öldürmenin bir yolu var ama sana söylemem bunu umarım sende bulamazsın.=D
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...