Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

13 Eylül 2013 Cuma

Sığınak - S.L. Lewis



Kitap Adı: Sığınak
Yazar: S.L. Lewis
Orjinal Adı: Don't Stand So Close
Seri Bilgisi: Seri Değil
Sayfa Sayısı: 335
Basım Yılı: 2013
Çeviren: Ceren Şanlıdağ
Yayınevi: Kahve Yayınları

Kendini yalnızlıkla cezalandıran bir psikoloğun, geçmişinin travmalarıyla ve evliliğinin sırlarıyla boğuştuğu hikayesini, bir solukta okuyacaksınız.

Stella Dixon düne kadar Londrada özel bir klinikte çalışan başarılı bir psikologdu. Her şey bir hastayla değişti. Yaşadığı travma ruhunda kalıcı izler bıraktı.

Bugün Chilterns'de kapıdan dışarıya adım atmaktan korkan agorafobik bir kadın.
Ve birazdan kapısı çalacak. Dışarıda onu bekleyen bir kız var ve evine girmeye kararlı.
Yarın ne olacağını öğrenmek ister misiniz?
Psikolojik öğelerle gerilimi ustaca harmanlayan bir yazarın, şaşkınlık uyandıran romanına davetlisiniz.

Bir önceki  postumda kitabımızı Kahve Yayınları'nın gönderdiğinden bahsetmiştim. Nihayet bugün bitirebildim kitabı. 2-3 gündür hasta yatıyordum. Kitap güzeldi. Yer yer durgunlaşsada bu sizi sıkmıyor yani en azından ben sıkılmadan okudum. Hikaye güzel işlenmişti, daha iyi olabilir miymiş? Evet! Bence çok daha iyi işlenebilirmiş konu.

Stella eğitimini tamamlayıp doktor unvanını almış taze bir psikolog. Bu mesleği seçme sebebide geçmişiyle alakalı. Büyük bir klinik sahibi ve aynı zamanda kendiside alanında iyi bir psikolog olan Max'in yanında asistan olarak çalışıyor. Hedefi aynı Max gibi kendi ofisine-kliniğine sahip olmak ve yüksek yaşam standartına erişmek. Kendisinden 13 yaş büyük olan Max'e de büyük bir ilgi duyuyor.

Kitap Stella'nın 2011 yılındaki haliyle başlıyor. Max ile evliler. Bir rahatsızlığı var başından büyük bir olay geçmiş ve kendini eve kapatmış. Dışarıya çıkmaya korkuyor. Hiç bir yerin onun için güvenli olmadığını düşünüyor. Kimseye güvenmiyor. Bir sürü antidepresan ve sakinleştiri ilaçlarla ayakta durmaya çalışıyor. Ama o gün hiç ummadığı bir kişi, 15 yaşında çok güzel bir kız, kendisini korumaya aldığı kozasına sızıyor.

Kapısında tanımadığı bir kız gören Stella önce endişeleniyor. Kız binbir dil döküyor ama nafile açmayacak kapıyı ama sonra vicdanı elvermiyor. Dışarısı buz gibi ve kar yağıyor. Kızın donup ölmesinden endişe ederek içeriye alıyor kızı. Kız adının Blue olduğunu söylüyor.

Blue'da problemli bir genç. Aile içi şiddete mazur kalmış. Devlet korumasına alınmış, hastaneye yatırılmış. Babası sadistin teki. Annesi ise kocasından gördüğü şiddet yüzünden alkolik olmuş. Kızın orada ne aradığı sorusuna gelince çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Başta bilgi vermek istemeyen kız Stella'nın sıcak ilgisini görünce çözülüveriyor ama itiraflar yenilir yutulur cinsten değil.

Bir sonraki bölümde 2009 senesine Stella kendini eve kapamadan önceki hayatına dönüyoruz. Klinikte hastalarıyla ilgileniyor. Bir yandan da yaptığı analizleri inceliyoruz. Kitap sürekli bir bölüm gelecek bir bölüm geçmiş olarak devam ediyor. Olayların birbirleriyle bağlantıları güzel kurulmuştu. Genel unsurları anlatırsam spoiler verecekmişim gibi geliyor ya bak can alıcı bir kaç noktaya ölesiye değinmek istiyorum ama yazmayacağım.

Stella'nın kendisini neden eve kapattığını sonlara doğru öğreniyoruz aslında paranoyasında haklı ama tepkiler kişiye göre değişiyor sanırım. Hastasıyla yaşadığı çok kötü bir olay onun hayattan soğumasına neden oluyor. Max ile ilgili bilmediği sırlar ortaya çıkıyor ki bunlar da hiç iyi şeyler değil. Aslında Stella'nın kendini kapadığı hayat en az dışarısı kadar kötü. Neyse ki koruyucusu yakışıklı polisimiz Roger var. Roger'la barda tanışıp tek gecelik bir ilişki sonucunda aralarında bir bağ oluşmuş. Dostluk diyemeyiz ama bir yayınlık var yinede. Kızı eve aldıktan sonra hemen Roger'ı arıyor Stella. O da endişelenip hemen yanına geliyor. Max ise iş seyahatinde tabi yersek =D

Psikolojiden hoşlanıyorsanız tavsiye edeceğim bir roman. Gerilim konusuna gelirsek bir an için o duyguyu verdi ama onun dışında fazla gerilim ögesi yoktu ya da yazar yansıtamamış o duyguyu. Kitapta bir çok kelime hatası vardı öyle ki bazı yerlerde cümlenin anlamının düşmesine neden olmuş. Onun dışında çeviri güzeldi. Yazı fontu ve puntosuda göz yormayacak şekildeydi.

Kahve Yayınları çok yeni bir yayın evi "Sığınak" ise ikinci yayınları. Yayın hayatlarında kendilerine başarılar diliyorum. Daha bir çok yayınlarını okumak ümidiyle....


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...