Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

20 Eylül 2013 Cuma

Aşka Yelken Açanlar - Brenda Joyce



Kitap Adı: Aşka Yelken Açanlar
Yazar: Brenda Joyce
Orjinal Adı: A Lady At Last
Seri Bilgisi: deWarenne Dynasty #9
Sayfa Sayısı: 440
Basım Yılı: 2013
Çeviren: Aydan Şanlısoy Özbek
Yayınevi: Pegasus Yayınları

Korsanları alt eden kaptan De Warenne bu vahşi güzele de boyun eğdirebilecek mi?

Bir korsanın kızı olarak büyüyen Amanda Carre görgü kurallarından habersizdir. Babası idam edildiğinde onu öfkeli bir kalabalığın elinden kurtaran Cliff de Warenneden önce kimseden yardım görmemiştir. Başından geçenlerden sonra İngiltereye gitmeli ve hiç tanımadığı annesini bulmalıdır, refakatçisiyse çapkınlığıyla meşhur bir korsan avcısıdır...

Cliff de Warenne bu güzel fakat vahşi kızı Londraya, sosyetik annesinin yanına götürmeyi kendine görev edinir ve ona başka gözle bakmayı kabul etmez. Genç kızı Londra sosyetesine yem etmemek için vasisi olarak onu eğitmeli ve ona uygun bir eş bulmalıdır. Ama genç kıza duyduğu arzuyu kontrol etmesi giderek zorlaşacaktır. Meşhur korsan avcısı, sonunda bir kadının kalbini ehlîleştirmesine izin verecek midir?

Brenda Joyce'un kalemini sevmediğimi biliyorsunuz karakterlere çok acımasız davranıyor. Kadın karakterlerde zerre gurur olmuyor. Erkek karakterlerde odunun önde gideni olur. Bu kitap diğerlerine göre biraz daha ılımandı. Özellikle erkek karakter yine odun olmasına karşın diğerlerinden daha onurlu davrandı diyebilirim.

Başta kitabı okudum sanıyordum ama konu ilerledikçe Bir Avuç Aşka benzemesi nedeniyle bu yanılgıya düştüğümü farkettim.

Cliff de Warenne, hükümet adına korsanlık yapan bir denizci. Bulunduğu mevkiye tabiri caizse tırnaklarıyla kazıyarak gelmiş. Ailesinden gelen bir ünü ve serveti tabiki yok değil ama kendi hayatını yaşamak istemesi nedeniyle 14 yaşında evden ayrılmış. Diğer karakterlere göre daha sıcak baktığım bir karakter oldu. Ama onunda gıcık olduğum yanları yok değil. İki tane gayrimeşru çocuğu var. Yani bu kadını anlamıyorum neden efendi gibi yaşayan düzgün bir karakter yazmıyorki. Hovarlalık, çapkınlık, zamparalık neyse de çocuk ne abi ya. Bir de bunlar gidip el değmemiş körpecik kızlarla evleniyolar haksızlık =D

Amanda ise bir korsanın kızı, gemilerde erkeklerin arasında erkek gibi büyümüş. Çok iyi silah, kılıç kullanıyor. Aynı zamanda denizcilik hakkındaki her şeyi de biliyor. Babası korsanlık suçundan idama mahkum edilmiş ve kısa süre sonra asılacak o da bir umut belki valiyi ikna ederim diye elinde silahla konağa dalıveriyor. Değişik bir ikna yöntemi tabi. Karşısına yakışıklı, korkusuz denizci Cliff çıkıyor hemen olaya müdahale ediyor ve görüşme ayarlıyor. Ama görüşme umduğu tarzda değil Amanda babasının hayatı karşılığında vücudunu sunuyor valiye. Bu Cliff'i sinirlendiriyor. Gördüğü ilk anda Amanda'nın o hatırladığı küçük kız olmadığını ve çok alımlı bir kadına dönüştüğünü fark edip aklından çıkaramıyor.

Dönüp Amanda'yı sırtladığı gibi çıkartıyor oradan ve sonra büyük bir koruma iç güdüsüyle ona sahip çıkmaya karar veriyor. Amanda'nın annesi Londra'da yaşıyor ve amacı onu annesine teslim edip sosyeteye karışmasına yardımcı olmak. 

Altı  hafta süren bir gemi yolculuğu geçiriyorlar. Yolculuk sırasında ufak yakınlaşmaları, atışmaları, meydan okumaları oluyor birbirlerine. Bu süre zarfında Amanda hem okumayı hemde görgü kurallarını öğrenmeye çalışıyor amaç annesinin karşısına düzgün bir kılıkta çıkmak.

Londra'ya varınca işler umdukları gibi gitmiyor tabi, Cliff'te kendisini resmen Amanda'nın hamisi ilan ediyor ve koca aramalarına başlıyor. Salak kendisi hoşlanmasına hatta kesinlikle aşık olmasına karşın öküzlüğünden farkına varamadığı için kıza koca arıyor. Burdaki tavırları komikti. Önüne getirilen aday listesindekileri sürekli bahaneler bulup eliyordu.

Ayrıca Amanda'nın her imalı lafında kızarması çok sinir bozucuydu. Sanki masum toy delikanlı. Adamım iki tane gayrimeşru çocuk yapmışsın ne kızarmasından bahsediyorsun sen yahu. 

Kitabı okurken sürekli Karayip Korsanları gözümün önüne geldi bu da çok fazla gemi sahnesi olmasından kaynaklanıyor. Yelkenli gemileri seviyorum ama en güzeli Kaptan Jack Sparrow'umun Siyah İnci'si tabikide =D

Cliff'in geçte olsa aklı başına geliyor ve aşık olduğunu sonunda kabulleniyor. Olay burada bitmiyor. Karmaşalar yaşanıyor tabi ama kitapta okuyun bunları derim.

Neyse sonuç itibariyle diğer kitaplar baz alındığında özellikle Maskeli Balo -ki onu kusmadan nasıl okuduğuma hayret ediyorum- daha düzgün bir kitaptı.

Brenda Joyce severlere belki basit gelebilir bu kitap ama ben az da olsa beğendim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...