Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

29 Ağustos 2013 Perşembe

Gölgeler - Jessica Verday



Kitap Adı: Gölgeler
Yazar: Jessica Verday
Orjinal Adı: The Hollow
Seri Bilgisi: Gölgeler (The Hollow #1)
Sayfa Sayısı: 464
Basım Yılı: 2013
Çeviren: Sevinç Seyla Tezcan
Yayınevi: Pegasus

Hatırların gölgesinde bir kasaba, hüznün ve gizemin ortasınta kalmış bir sevgi!

Abbeynin en yakın arkadaşı Kristen, Sleepy Hollow Mezarlığı civarında kaybolunca herkes onun öldüğünü düşünür ve intihar ettiğine dair dedikodular baş gösterir. Abbey, dostunun arkasından yas tutar ama içten içe onun öldüğüne inanmayı reddetmektedir. Bu sırada Kristenın cenaze töreninde bir anda ortaya çıkan, son derece yakışıklı ve esrarengiz Caspianla tanışır. Caspian sırlarla doludur ama Abbeynin kendisini özel hissetmesini sağlayan tek kişi de odur.

Abbey tam bu üzüntülü dönemi atlatabileceğini düşündüğü anda en yakın arkadaşına dair bildiği her şeyi sorgulamasına neden olan bir sır ortaya çıkar. Abbey, Kristen'ın ihanetine anlam vermeye çalışırken bir başka korkunç gerçeğin de açığa çıkmasıyla hem Caspiana karşı hissettiklerini hem de akıl sağlığını sorgulamaya başlayacaktır...

İnsanın merak duygusunu yitiremeyeceği bir kitap. Sürekli bir şeyleri merak ediyorsunuz. Kendimi sürekli hayda, hoppala derken buldum. Başlarda çok kasvetli geldi konu bana, kasvetli kitaplardan çabuk sıkılıyorum ama yazarın hikayeyi ele alış biçimi bu kusurunu örtmüş bence. Basit bir konusu var ama yazar uyandırdığı merak duygusuyla gayet güzel bir iş çıkarmış. Sırlarla dolu bir kitap öyleki kendinizi sırları çözmek isterken buluveriyorsunuz.

Abbey, en yakın dostunu kaybetmiş ergen bir kız. Öldüğüne inanmak istemiyor. Cesedi henüz bulunamamış bu yüzden mutlaka bir yerlerden çıkıp geleceğini düşünüyor. Ailesi bir cenaze töreni düzenliyorlar ve boş bir tabut gömüyorlar. Abbey, cenazede Caspian adında genç ve çok yakışıklı bir çocukla karşılaşıyor bu esrarengiz çocuğu daha önce hiç bu civarlarda görmemiş.

Abbey'nin üzüntüsü büyük okula gitmek istemiyor, yemek yemek istemiyor, yatağından çıkmak istemiyor. İçinde kocaman bir boşluk var. Arkadaşı Kristen ile gittikleri özel bir yerleri var sürekli oraya gitmeye başlıyor ve Caspian'la sık sık burada karşılaşıyorlar aralarında bir çekim oluşmaya başlıyor.

Yazarımız konuyu Washington Irving'in Sleepy Hollow Efsanesi'nden esinlenerek yazmış. Temel konu efsane üzerinde dönüyor. Efsaneyi bilmiyordum Başsız Süvari hikayesinden de haberim yoktu ama yazar bizi konuya Fransız bırakmamış ve kısacık bir özetle açıklamış efsaneyi. 

Abbey'de tam bir fanatik. Efsaneyi deli gibi seviyor sürekli Washington Irving'in mezarına gidip onunla konuşuyor. Kristen ile beraber sık sık yaptıkları bir şeymiş bu. 

Caspian biraz garip geliyor aslında Abbey'e sürekli gitmem gerek, yapmam gereken işler var demesini yadırgasada pek üzerinde durmuyor. Yavaş yavaş aşık olmaya başladığını hissediyor ama ne yapması gerektiğini bilmiyor.

Caspian, Krirten'ın başına neler gelmiş olabileceğini araştırmayı öneriyor bunun üzerine Abbey şans eseri arkadaşının odasında bir günlük buluyor. Daha önce hiç görmediği bir günlük. Okudukları onu şok ediyor. En yakın arkadaşı olarak bildiği birinsan ondan çok büyük bir sır saklıyormuş meğer. Kendini ihanete uğramış hissediyor. Yavaş yavaş kabulleniyor ama hala bit kırgınlık oluyor üzerinde.

Mezarlığı sık sık ziyaret ediyor demiştim orada Nikolas adında bir mezar bekçisiyle arkadaş oluyor. Adam ona çok sıcak davranıyor. Abbey'deonu büyükbabası yerine koyuyor.

Asıl büyük sırlar bundan sonra yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Arkadaşının sırrı yeni öğrendiği şeyler karşısında devede kulak kalır.

Daha fazla detaya girmeyeceğim okunabilir bir kitap. Yazar öyle bir yerde bitirmişki ikinci kitabı acayip merak etmeme neden oldu. Eeee şimdi ne olacak deyip öylece kala kaldım. YA türünü sevenlere tavsiye ederim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...