Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

27 Ağustos 2013 Salı

Gece Yarısı Tuzağı - Lara Adrian


Kitap Adı: Gece Yarısı Tuzağı
Yazar: Lara Adrian
Orjinal Adı: Veil of Midnight
Seri Bilgisi: Gece Yarısı (Midnight Breed #5)
Sayfa Sayısı: 360
Basım Yılı: 2013
Çeviren: Deniz Güçlü
Yayınevi: Epsilon Yayınları

Kurşunlar ve bıçaklarla eğitilmiş bir savaşçı olan Renatayı, -ölümlü ya da vampir- herhangi bir erkek yenemez. Ancak onun en güçlü silahı, nadir görülen ve ölümcül olan sıra dışı psişik yeteneğidir. Şimdi yabancı bir tehlike onun güçlükle kazandığı bağımsızlığını tehdit etmektedir. Bu altın renkli saçlara sahip vampir, onu hayalinin ötesinde zevkler yaşayacağı karanlık bir diyara sürükleyecektir.

Adrenalin bağımlısı, dövüş tutkunu Nikolai, kendi adaletini tüm Soylu düşmanlarına uygulamaktadır -ve son avı da acımasız bir suikastçıdır.

Bir kadın onun yoluna çıkar: Baştan çıkarıcı, buz kadar soğuk bir muhafız olan Renata. Fakat Renatanın güçleri, sevdiği birinin yaşamı tehlikeye girdiğinde sınanacak, hatta Nikodan yardım istemesine neden olacaktır. İkisi güçlerini birleştirdiğinde büyük bir açlığın alevleri tutkuyla harlanacak, kan bağının neden olduğu eşsiz zevk onları ya sonsuza kadar lanetleyecek ya da kurtulmalarını sağlayacaktır...

Bu seriyi seviyorum. İlk başta yazarın, vampirlerin aslında uzaylılardan türediğinden bahsetmesi ve hikayeyi bu tema üzerine kurmasını yadırgasam da hikayelerin ilerleyiş şekli çok güzel. Aksiyon, aşk ne ararsanız var bu seride.

Serinin diğer kitapları bu kitaptan daha hareketliydi sanki. Rio'nun hikayesini çok merak etmiştim -umduğum kadar iyi çıkmamıştı- bu kitapla birlikte merak ettiğim iki karakter daha çıktı karşıma biri "Andreas Reichen"-bir sonraki kitap yani- diğeri de "Avcı". Özellikle Avcı'nın hikayesini acayip merak ediyorum kitabı okuyunca sizde anlayacaksınız neden merak ettiğimi.

Serinin bu kitabında Nikolai ve soy eşi Renata'yı okuyoruz. Hikaye fena değildi ama daha çok aksiyon olsun isterdim. Reichen'ın sahnesi çok can alıcıydı ama kabul etmek lazım.

Macera soluksuz devam ediyor burda da. Dragos'un planları hala işlemekte. Onun hakkında yeni gelişmeler ortaya çıktı ama hikayenin uzaması için yine Düzen'in eline fazla birşey geçmedi. Tek kazançlı olan Nikolai oldu bu  kitapta.

Her şey Nikolai'ın İlk Nesil vampir olan Sergei Yakut'u bulmak için Montreal'e gitmesiyle başlıyor. Gece kulüplerini gezip bilgi toplamaya çalışan Nikolai, son gittiği kulüpte Renata'nın hareketleri dikkatini çekiyor. Renata hızla kulüpten ayrılırken hemen peşine takılıyor. Bilmediği şey ise bunun bir tuzak olduğu.

Dragos'un planında tüm ilk nesilleri öldürmek var ve Yakut'u kendi saflarına çekmek istiyorlar. Anlattığı gelişmeler sonucu küçük bir anlaşmaya varıyorlar ve Yakut onu malikanesine davet ediyor. Nikolai orada gördüklerinden ve Renata ile aralarında bir çekim oluştuktan sonra eline fazla bir şey geçmediği için Boston'a geri dönmeye karar veriyor. İşlerde bundan sonra çığırından çıkıyor zaten.

Nikolai havai bir yapıya sahip. Nerde akşam orda sabah tarzında biri. Hatta soy eşlerini bulan arkadaşlarıyla sürekli dalga geçiyor. Elde edebileceği bir sürü kadın varken tek eşli olmak ona saçma geliyor tabiki başına gelene kadar.

Renata'nın hayatı ise daha engebeli. Çocukluğu yetimhanede ve büyük çoğunluğuda sokaklarda geçmiş. Soy eşi olduğunu ve hatta ölümcül bir yeteneği olduğunu ise yine zor yoldan öğrenmiş. Sergei Yakut yeteneğini keşfedince de kendisini bir anda onun yakın koruması olarak bulmuş. Sevmeye, sevilmeye aç biri aslında daha önce hiç yaşamamış böyle duygular.

İlişkileri diğer kitaplardakilere göre çok çabuk gelişti bana göre. Renata biraz naz yapsaydı. Nikolai'da biraz öküzlük yapsaydı süper olurdu bence.

Seriye henüz başlamadıysanız tavsiye edeceğim seriler arasındadır. Vampirli hikayeleri seviyorsanız beğeneceğinize eminim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...