Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Beni Bırakma - Tahereh Mafi

 


Kitap Adı:
Beni Bırakma
Yazar: Tahereh Mafi
Orjinal Adı: Unravel Me
Seri Bilgisi: Shatter Me #2
Sayfa Sayısı: 424
Basım Yılı: 2013
Çeviren: Deniz Başkaya
Yayınevi: DEX
Tik tak tik tak
Savaş.
Başlamak.
Üzere.

Juliette, sonunda Omega Noktasına ulaştı. Onu seven ve özel yetenekleri olan insanların yasadığı, yeraltı direnişinin merkezine.

Yeniden Kuruluştan ve silah olarak kullanılmanın verdiği acıdan kaçmayı başarmıştı. Artık Adam'ı sevmekte özgürdü. Ama ölümcül dokunuştan asla kurtulamayacaktı; düşündüğünden de çok onu isteyen Warnerdan da.

Bana Dokunma ile başlayan nefes kesici serinin bu bölümünde, Juliette yaşamını değiştirecek kararı vermek zorunda. Asıl istediği ile olması gereken arasında bir seçim yapmalı ve sonucun tüm yaşamını değiştireceğini unutmamalı.

Kalbi ve Adamın yaşamı arasında korkunç bir seçim Juliettei bekliyor. 

Nereden başlayacağımı bilmiyorum açıkçası. Çok güzeldi kitap. Yazarın kalemini çok beğeniyorum çok şiirsel yazıyor. İlk kitapta bu şiirselliği daha çok hissetmiştim çünkü Juliette yalnızdı ve sadece onun düşüncelerini dinliyorduk. Bu kitapta da yine içe döndüğünde aynı şiirsellik çıkıyor karşımıza.

İlk kitabın sonunda Adam ve Juliette Omega Noktası'na ulaşmayı başarmışlardı. Juliette'in Omega Noktası'ndaki uyum sağlama çabaları ve bunun yanı sırada gücünün derinliğini keşfetme ve geliştirme çalışmalarını okuyoruz.

Gücünü kullanmasını, ortaya çıkartmasını istiyorlar ama bu öyle basit değil. Hangi duyguların tetiklediğini o anda neler hissettiğini düşünmesi gerektiğini uzun uğraşlar sonrasında fark ediyor. Adam ile arasında hiçte ummadığı şeyler yaşanmaya başlıyor. Adam'ın ona dokunabilmesinin asıl sebebini öğreniyorlar ve bu onları çok kötü bir duruma sürüklüyor.

Juliette Omega Noktası'nda da aynı tecritte olduğu zamanlardaki gibi davranıyor. İçine kapanık. Arkadaşlık kurma çabası yok. Kafası hep eğik. Sürekli iyi olmaya çalışıpta hiç istemediği halde insanlara zarar vermesinin ağırlığı altında sürekli eziliyor.
 "Ve merak ediyorum, hep düşünüyorum bunu. Kendimi öldürmemin nasıl olacağını."
Kenji ile çalışmalara başlıyorlar ve Juliette biraz daha sosyalleşmeye başlıyor. Omega Noktası'nın özel bir beyin takımı var bir gün Juliette'ide gruba dahil ediyorlar. Bir görevleri var dışarı çıkıp yiyecek temin etmek. Juliette heyecanlı dışarısını doya doya görebilecek. İnsanları görebilecek nasıl yaşadıklarını neler yaptıklarını. Dünya berbat bir halde aslında öyle görülecek pek bir şeyde yok ama yinede gökyüzüne aç Juliette.
"Her şeyi sayıyorum.
    Çift sayıları, tek sayıları, onun katlarını. Saatin til'lerini, tak'larınını; bir kâğıdın üzerindeki çizgilerin arasındaki çizgileri."
Dışarıya çıktığında Warner'ı görmek hayal edeceği en son şeydi. Gerçi son zamanlarda sıkça onu düşünüyordu. Yanlış anlamayın bizim mayamız aynı açısından düşünüyordu. Aslında bende onun kadar kötüyüm falan. İyice arabeske bağlamıştı anlayacağınız.

Warner'ı görüyor ama, Warner onu dumur ediyor. Bu nasıl olur yanlış görüyorum heralde derken yakalancağı sırada Kenji yetişiyor ve yaptığı salaklığı gücüyle telefi ediyor.

Warner bir garip sürekli Juliette'in kafasını karıştırıyor. Çünkü tahmin edilemez bir yapısı var Warner'ın bir öyle bir böyle. Kitapta Warner ön planda diyebiliriz. Yazar çok içli dışlı yaptı bizi. Onu şirin göstermeye çalışıp Adam'ı da ezikleştirmiş yazar. İlk kitapta başlarda Adam'a da kıl oluyordum taki Juliette'in rüyasında gördüğü kuşun aynısı dövmesini görene dek. O zaman tamam kızım bu senin kaderin olabilir. Ama bakın bu kuş meselesinin ardından başka bişi çıkacak kesin -yani çıkmalı bence-.
"Yalnızlık tuhaf şey.
    Sezdirmeden yanınıza sokuluyor, sessiz ve kımıltısız, karanlıkta yanınıza oturup uyurken saçınızı okşuyor."
Warner'ın babasının bölgeye gelmesiyle işler kızışmaya başlıyor. Daha sonra Omega Noktası'nın elemanları kaçırılıyor ve karşılığında Juliette isteniyor. Adam, Kenji ve Juliette buluşma noktasına gidiyorlar. Hop kapıyı Anderson açıyor uyuz herif. Kötü bir planı var adamın ama geri tepiyor. Warner'ın ise kolu hala askıda. İlk kitapta Juliette onu vurmuştu. 

Tabi burada önemli şeyler oluyor ve çok büyük bir gerçeği öğreniyoruz -gerçi ben ilk kitapta da tahmin etmiştim ama bu olayın etkisini azaltımıyor tabiki- gerçekten önemli bir bilgi.

Bununla beraber Warner'ı rhin alıyorlar. Omega Noktası'na götürüyorlar amaç babasının planlarını öğrenmek. Sorgulama işini de Juliette'e veriyorlar. Onun asıl amacı defterini Warner'dan geri almak ama işlerin rengi değişiyor.

"Ümit.
Ümit; bir damla bal, baharda açan bir lale tarlası gibi. Taze bir yağmur, fısıldanan bir yemin, bulutsuz bir gök, bir cümlenin sonundaki mükemmel noktalama işareti."

Warner sürekli ummadığı davranışları sergilemeye başlıyor. Bu kitapta Warner'a aşık olabilirsiniz kanımca. Ama ben hala gıcıkım ya serbest kalıp kaçtıktan sonra yapmamasını umduğum bir hareket yaptı ve ııı sevmiyorum belki yazar telafi eder bilemem ama açıkçasını isterseniz o olayda gözümden düştü. Yani tüm yaptıklarını silmeye hazırdım ama batırdı yani.

Ama Juliette sanki ona kayacak gibi duruyor. Üçüncü kitabı heyecanla beklediğimi söylememe gerek yok değilmi.

Son olarak bu seride mi bir uğursuzluk vardır çözemedim gitti. İlk kitapta basım hatalarıyla doluydu bu kitapta aynı şekilde. :/
"Koş Juliette, daha hızlı koş; kemiklerin kırılana, bacakların ayrılana, kasların körelene ve kalbin durana kadar koş...
Koş Juliette.
    Düşüp ölene dek koş.
    Onlar sana ulaşamadan kalbin dursun. Onlar sana dokunmadan.
    Koş dedim."
"En karanlık günlerde aydınlık, en soğuk günlerde sıcak bir yer araman gerek."
"...paranın üstünü alıyor ve bozuklukların hatalarımızın bedelini ödemeye yeteceğini ümit ediyorum."




Ben ikiside değilim ama;

ya siz hangisisiniz ?


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...