Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Tatlı Bela - Jamie Mcguire





Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy karanlık geçmişiyle arasına mesafe koymuş olan, alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen kendi halinde bir kız, fakat hayatını dövüşerek kazanan ve vücudu dövmelerle kaplı yakışıklı Travis Maddox onun hayatını değiştireceğe benziyor.
İyi kız ve kötü çocuk... Bu birliktelik bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi?

Tatlı Bela sadece bir "bestseller" değil, uluslararası bir fenomen. Yayımlandığı günden beri tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu kitabı okumayan kalmayacak.

Anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Bayıldım kitaba ya. 5 yıldız aldı benden. Başlarda beğenmeyeceğimi düşünmüştüm ama okudukça içine çekiliverdim kitabın.

 Kitap gerçekten güzel. Serseri, piç ve aynı zamanda yakışıklı olan Travis Maddox bir dövüşü sırasında Abby'i görür. Daha o anda ona karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Travis tek gecelik ilişkilerin adamıdır. Hiç sevgilisi olmamıştır. Sadece kızlarla yatmak için takılır. Tabi bu açıdan bakınca pekte matah bir bok değil gibi geliyor insana ama aslındaöyle değil şeker şey.

Abby ise geçmişinde çok önemli bir olay var ve bu yüzden yaşadığı yerden uzaklaşmak için Eastern üniversitesine kayıt olmuş en yakın arkadaşı America'da onunla beraber gelmiş. Aslına bakarsanız arkadaştan da öte diyebiliriz aralarındaki bağa. 

America'nın sevgilisi Shapley ise Travis'in kuzeni aynı dairede kalıyorlar. Dövüşten sonra Travis sürekli Abby'i izlemeye başlıyor takılıyor şakalaşıyor. Abby ise bu kötü çocuktan sürekli uzak durmaya çalışıyor. Konuşmalarında sürekli seninle yatmayacağım diyaloglarını göreceksiniz okurken. Arkadaş olmayada bu aşamada karar veriyorlar. Travis her fırsatta destek oluyor Abby'e. Sınava çalıştırıyor onu yemek alıyor. Bildiğin her hareketinden anlarsın çocuğun abayı yaktığını ama kız sürekli kendini kandırma çabasında.

Öküz erkeklerden sonra hödük kızlar moda kanımca. Neyse Abby'nin de haklı nedenleri var gerçi. Travis hıyarınında yediği bazı boklar basit şeyler değişdi. Suratına iki tane çakmak istediğim yerler oldu ama genelde beni sinir eden Abby'di ama fazla takmadım onuda Travis'e odaklanmıştım çünkü :D

Travis'i sevdim çünkü lise yıllarımı hatırlattı bana. Çok hareketli bir dönemdi özlüyorum o günleri çook uzun zaman geçti. O zamanlar takıldığım arkadaşlarımı hatırlattı Travis bana. Serseri, ama aynı zamanda da maço. Bu tip arkadaşım çoktu. Kızlarla eğlenirler eğlenirle ama karşılarına o kişi çıktımıda köpek gibi severler.

Ayrıca Abby'nin sırrıda acayip merak uyandırmıştı bende ve güzel yere bağşamış yazar. Mafya olayları falanda iyiydi. Baba filmini izlediğimden beri mafyalara karşı zaafım var itiraf ediyorum. Ama italyan mafyası tercihimdir abicim o çizgili takımlar, o ayakkabılar, o beyaz arkılar falan öyle seviyorum ben mafyayı :D

Genel olarak ilişkilerine dönecek olursak inişli çıkışlıydı. Bir küsüp bir barıştılar falan bilindik şeyler. Zaten kitabı sevmemi sağlayan şeylerde bu bilindik şeyleri görmek oldu.

Değinmeden edemeyeceğim bir kaç nokta var, Travis'in okula gitmesini biraz saçma buldum çünkü benim tanıdığım serseriler liseyi zor bitiriyordu. Ha bu kafalarının çalışmadığından değil bilakis zehir gibi akılları vardır ama dersler falan onlara göre değildir. Dediğim gibi ufak tefek hatalara pek takılmadım bu kitapta.

Merak ediyorsanız kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. YA türünüde seviyorsanız tam sizlik ;)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...