Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

28 Temmuz 2013 Pazar

Opal - Jennifer L. Armentrout

Hâlâ kendini beğenmiş öküzün teki olsa da artık Daemona direnmekten vazgeçtim çünkü, off... ona çılgınlar gibi âşığım.

Daemonın duygularından bir türlü emin olamıyordum ama son günlerde hiç tahmin etmediğim kadar ciddi olduğunu kanıtladı. Birlikte akıl almaz tehlikelerden geçmiş ve bölük pörçük ilişkimizi bir araya getirmeye kendimizi öyle kaptırmıştık ki... şey... ah tamam, söylüyorum işte: O yanımdayken tüm bedenimin
titremesini dindiremiyorum, birlikteyken adeta ateş alıyoruz.

Ama bizim dışımızda bir sürü sorun var. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ailesini koruyamıyor, ona yardım etmeliyim.

Yaşadıklarımdan sonra artık eski Katy değilim. Bambaşka biriyim, geleceğim öyle belirsiz ki... Bizi sorunların çözümüne yaklaştıran her adım, aslında içinden çıkamayacağımız korkunç bir organizasyonun parçalarına götürüyor.

Ölümler hâlâ acı veriyor, yardımlar en beklenmeyenden geliyor ve dostlar en ölümcül düşmanlara dönüşüyorlar ama biz geri adım atmayacağız. Sonunda dünyamız sonsuza kadar paramparça olsa bile.

Birlikte güçlüyüz... ve onlar bunu biliyorlar.

Be kadın öyle son mu yazılır Allah aşkına ya. Ben nasıl beklicem şimdi Origin'i he sorarım sana sende hiç vicdan yok mu ya kalpten gitseydim he nasıl elin vardı o sonu yazmaya.

İlk iki kitabı okumadıysanız yazının bundan sonrası biraz spoiler içerebilir dikkat!

Çok asabiyim arkadaşlar Jennifer ablamız öyle bir yerde bitirmişki kitabı inanamazsınız. Yok artık ya dedim olamaz bu yanlış okumuşumdur ama malesef gerçekten o sonu yazmış.

Konuya geçeyim yoksa fena olacağım. Katy ve Daemon'un arası bu kitapta süper. Daemon daha da bir romantikleşiyor bir öküz ancak bu kadar sevimli olabilir. Ara sıra tartışmaları olsada ilk iki kitaptaki gibi tripler falan yoktu hemen konuşarak işleri toparladılar.

Opal'de Katy biraz daha sevdim Oniks yorumumu okuduysanız ne kadar gıcık olduğumu bilirsiniz. Bu kitapta daha bir ağırbaşlıydı sanki. Yaptığı şeylerden büyün üzüntü duyması sürekli kendi hatası olduğunu düşünmesi -ki zaten öyleydi- biraz ezikçe davranışlara dönüşmüş olabilir ama dozu minumumda tutmuş yazarımız.

Dawson'ın geri dönmesiyle bitmişti Oniks. Burda da Dowson'ın uyum sağlama çabalarını izliyoruz gerçi bunda Kat'in katkısı büyüktü. Dee ile araları kötü diyebiliriz en iyi arkadaş modunda değiller hatta arkadaş modunda da değiller ama bazı gelişmeler olmuyor değil.

En çarpıcı nokta Black'in tüm yüzsüzlüğüyle geri dönmesi oldu. Hiç bir zaman sevmemiştim bu sümsüğü gene yaptı yapacağını. Gelip Dawson'ın en zayıf yerinden vurdu. Beth'in tutulduğu yeri bildiğini ve Chris'inde orda olduğu onları kurtarmak için beraber çalışmaları gerektiğini söyledi. Hiç bir zaman güvenmemeleri gereken bir kişiye muhtaç oldular. Durumlar kötüydü.

Katy bela mıknatısı gibi arkadaş o evde de bir uğursuzluk var yani ne geliyorsa başına orada geliyor hep. Üç farklı olay daha yaşandı bu kitapta o evde. Şaşıracağınız olaylar. 

Beth'i kurtatmak için hazırlık çalışmaları yaptılar ilk denemeleri fiyaskoyla sonuçlandı. Bu kitapta da oniks taşına sıkça rastlıyoruz. İkinci kurtarma operasyonunda daha bir hazırlıklıydılar. 

Lakin yazar çok basitçe anlatmış olayı o kadar basit bir girişimde bulunulamaz hiç bir zaman. Ayrıca Luxen gibi koca bir topluluğun her ne kadar SD gözetiminde olsalarda hiç mi istihbaratı olmaz ya. Nasıl bir şeydir bu tamam belki Daemon ve diğerleri ergen olabilir ama Matthew ve büyükler dediklerininde hiç mi istihbaratı yok. Hadi büyükler durumları bilmiyorlar onlar o yüzden karışmıyor olabilirler ama okuduğum hiç bir kitapta bu kadar amatörce operasyon girişimi görmedim. Giriyoruz alıyoruz çıkıyoruz yok öyle şey arkadaş. 

Daemon gibi zeki birinin ya da Andrew gibi bir sivrinin niye gidip bilgi toplayamadığını anlamış değilim. Yani en azaından aralarından birinin bu işi becerebilmesi lazımdı.

Kitap güzeldi zaman zaman durağanlaşsada her sahnede bir pürüz mutlaka çıkıyordu bu da kitabın temposunun düşmesini engelliyor bence. Daha fazlası için kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum sonunda benim gibi ağızınız açık kalacak kesinlikle.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...