Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

2 Temmuz 2013 Salı

Gündüz Erkek Gece Kadın - David Dumortier

 
Orjinal Adı: Travesti
Çevirmen: Sinem Çakmak
Sayfa Sayısı: 216
Baskı Yılı: 2013
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Ben bu kitabı bir elbise diker gibi diktim.
Bu öyle bir elbise ki, rengi güneşin parça parça vurduğu bir gölge misali.

Benim için insan ırkında iki çeşit insan var. Zenginler ve fakirler değil, Beyazlar ve siyahlar da değil, biz bu ayrımı yaparken yanılıyoruz. Benim iki çeşidimin biri ilgi ve sevgiyle dolup taşanlar, diğeri de sırf hayatta oldukları için ilgilenilenler. Bir kere bu beş para etmezlerden ayrıldınız mı, daha sonra istediğiniz kişi için özgür olursunuz.

Babamın şiddetini, anneme ettiği küfürleri, hayvanlarımıza attığı tekmeleri ve alet edevatını sert bir şekilde kullanışını asla unutamadım. Bu benim için bir yük. Her seferinde bir nehir kenarında durup bunlardan kurtulabilmeyi denedim ama hep ellerimin arasında kaldılar. Yükü sırtımda hissettim, sırtımı duvara yaslayıp sürttüm, ayaklarımın altına alıp ezmeyi denedim; ama babam beni bir gülle gibi izlemeye devam etti. Yıpranıyorum. Üstüme dikenden bir yelek geçirip, yavaşça, gelinciklerle bürünmüş çiftlik evine giden yola giriyorum. Bu çiftlik yalnızca domuz ve mısır üretmedi, aynı zamanda şehre, gündüzleri erkek ve geceleri kadın olan bir kişilik de gönderdi.

Arunas Yayıncılık'tan incelemem için geldi kitabımız. "Gündüz Erkek Gece Kadın" 3 Temmuz'da raflarda yerini alacak merak edenlere duyrulur ;) Ayrıca kitabın kapağı çok hoş.


Başta öncelikle küçük bir uyarıda bulunmak istiyorum kitabın içinde geçen argo kelimeler ve anlatılan deneyimlerden dolayı +18 olması gerektiği kanaatindeyim.


Kitabımız bir anı roman yazarımız ki kendisine "Şair" denmesini tercih ediyor. Günlük gibi işlediği bu kitabında anılarını iç dünyasını paylaşmış bizlerle.

Kendisi gündüzleri şairlik/yazarlık yapan, geceleri isete travesti olarak hayatını yaşayan birisi.

Çocukluğunda babasının çiftliğinde yaşayan ama tavırları yüzünden ne annesinden ne de babasından doğru düzgün ilgi sevgi görmemiş. Annesinin, sürekli babasının şiddetine maruz kalışını izlemiş. Aykırı yaşamıyla okuyamamış okulu bırakmış çiftlik işlerine göre olmadığı içinde şehre taşınmış ve kendini işte o zamanlarda bulmaya başlamış.

Travestiliğin adaplarını, yine bu işin eskilerinden miras almış. Birlikte olduğu veya olmadığı erkeklerle ilgili çok ciddi analizer bir yapıya sahip. Yani bir insanın gözünden, hal ve hareketlerinden kişiliğini çıkartabilecek kadar pişmiş diyebiliriz.

Ön yargısız okunması gereken bir kitap. Umudu, hayali ve istekleri olmayan sadece anı yaşamaya odanlanmış. Erkeklerinden hiç bir beklentisi yok.

Bu arada Fransa'da ne kadar çok arap ülkelerinden gelenler varmış. Hani biliyordumda Fransa'yı istila etmişler resmen.

Yaşanmış öyküleri, anıları okumayı seviyorsanız bence bu kitabı da okuyabilirsiniz. Travestiliğe karşı da bir ön yargı duymuyorsanız neler yaşadıklarını ilk elden okumak belki onları anlamak açısından faydalı olabilir.

Teşekkürler Arunas Yayıncılık.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...