Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

28 Mayıs 2013 Salı

Kan Yemini - Christopher Farnsworth

1867 yılında, Boston limanının dışında karaya oturmuş bir balina avcı gemisinde genç bir adam bulundu. Görünüşe bakılırsa, mürettebattaki arkadaşlarının bir kısmını öldürmüştü. Genç adamın kollarında olan ceset dışında hiçbir cesette kan yoktu. Kollarındakinden de hâlâ kan emiyordu.
 
Ona vampir dediler. Suçlu bulundu ve idama mahkum oldu. Fakat Başkan Andrew Johnson onu affetti-canını bağışladı. 1897 yılında ölene dek yaşamını özel suçlulara ayrılmış bir tımarhanede geçirdi.
 
En azından resmi hikâye bu.
 
Gerçek bundan biraz daha karmaşık.


Olimpos Yayınları'ndan çıkan Kan Yemini, Nathaniel Cade serisinin ilk kitabı. Seri üç kitaptan oluşmakta. Kitaba daha başlamadan diğer vampir serilerinden farklı olacağını tahmin etmiştim. Çekincelerimde yok değildi ama kitap gerçekten iyiydi. Özellikle aksiyon içeren kitaplardan hoşlanıyorsanız seveceğinizi düşünüyorum. Devlet sırları, özel birimler ve terörizm temalı "Kan Yemini" gerçekten sürükleyiciydi.

Yazarımız Christopher Farnsworth bu romanı yazarken 1867 yılında vampir olduğu gerekçesiyle yargılanıp idama mahkum olan bir gencin zamanın başkanı Andrew Johnson tarafından hayatının bağışlanmasıyla ilgili gerçek bir öyküden esinlenmiş.

Karizmatik vampirimiz Nathaniel Cade, 1867 yılında karaya oturan bir banlina avcı gemisinde, arkadaşlarının kanını emeren yakalanır. Dönemim başkanı kendisini öldürmez ve bir vudoo büyüsüyle A.B.D'ye hizmet etmesi için kan yeminiyle bağlar. O zamandan bu zamana Cade, ülkesi ve başkanı için savaşmıştır. Doğaüstü bütün tehditlere karşı ülkesini savunmuştur.

Zach Barrows, vampirimiz Cade'in yeni ukala bakıcısı. Eski bakıcısı Griffin, nükseden kanseri yüzünden emekliye ayrılacağı için Zack'i yerine seçiyorlar. Zack, genç yaşına rağmen çok çalışarak Beyaz Saray'a kadar girmeyi başarmış. Hatta başarmakla kalmamış birde başkanın kızıyla basılmış. Bu yeni ve zorlu görevinin ne olduğunu gördüğünde hemen oradan kaçmayı düşündü tabi ne mümkün.

Cade ve Zack, bir istihbarat alıyorlar ve hemen olay yerine gidiyorlar. Cade, insanlarla iletişim kurmayı pek beceremeyen bir vampir. Tam bir yırtıcı. Zack bu konuda ona yardımcı oluyor. Bir konteyner buluyorlar içinde ölmüş insan uzuvları var. Cade bunları daha öncede görmüş ve hemen Başkanla özel bir toplantı yapıyorlar. Simyacı çatlak bir doktor zombi askerler üretmeye çalışıyor ve eğer bunu başarırsa bu yenilmez askerlerle başa çıkmak çok zor olacak. Doktor daha öncede bu suçları işlemiş ve Amerika'da hapise tıkılmış daha sonrada bir anlaşmayla serbest bırakılmış.

Oyunun içinde oyunların döndüğü. Gizli birimlerin arkasında daha gizli birimlerin bulunduğu bu hikayede tempo bir an olsun düşmedi. Ben beğendim kitabı umarım sizlerde beğenirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...