Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

25 Aralık 2012 Salı

Kimse Acınacak Kadar Masum Değildir - Cindy Gerard

Ateş hattındaki bir kadın kendini ne kadar koruyabilir?

Gazeteci Jenna McMillan, kolay bulunmayacak bir fırsat yakalar ve önemli bir isimle röportaj yapmak üzere yola çıkar. Gittiği yerde ummadığı tehlikeler ve büyük bir sürpriz onu beklemektedir.

Bir erkek bir kadını kaç kere kurtarabilir?

Gabriel Jones, yaşadığı kirli hayat yüzünden sevdiği kadını kaybetmiş, yaşamını saran kurşun sesleri ve kan kokusu yüzünden masumiyetin ne olduğunu unutmuş, özel işler için çalışan bir ajandır.

Gabriel ve Jenna'yı buluşturan bir tesadüf, onları izleyen biri olduğunun farkına varmalarıyla başka bir boyut kazanır. Birlikte girecekleri bu yeni yolda masumiyete yer yoktur. Peki ya aşka?

Black Ops Inc. serisinin ilk kitabıdır. Şunu belitmeden geçemeyeceğim kitap isminin içerikle alakası yok ve gereksiz yere uzun bir isim konulmuş kitaba.

Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kalemini sevdim, akıcı bir anlatımı vardı. Kafa karıştıracak bir yönüde var çok sık sahne atlamaları yapmış. Bölüm içinde bölümlere ayırmış kitabı 24 dizisini izleyenler bilirler saat saat ne olduğunu sık sık gösteriyorlardı her bölümde, bunda da aşağı yukarı öyle diyebiliriz. Film tadında bir kitap aslında, film olsa bu sahne atlamaları yormaz insanı ama okurken biraz yorabiliyor. Onun dışında aksiyon seviyorsanız okumanızı tavsiye edeceğim kitaplardan biridir.

İlk bölümler bana 'Kara Şahin Düştü', 'Er Ryan'ı Kurtarmak' gibi askeri filmleri anımsattı, duygusal anların yaşandığı bir bölümdü.

Jenna McMillian, başarılı bir gazetecidir. Savaş muhabiri de desek yerinde bir ifade olur sanırım. Cesur, gözü kara bir kişiliği var karakterimizin heleki kafasına bir şey koymuşsa hayatta caydıramazsınız onu öylede inatçıdır. Fakat gelin görün ki, o kadar savaş analında bulunan bu karakterimiz Arjantin'de bir haber yapmaya gittiği sırada başından kötü olaylar geçer. Gabriel Jones onu kurtarır fakat Jenna'nın da cesareti bir kere kırılmıştır. Bu olaydan sonra baba evine dönüp inzivaya çekilir ama aslında kaçıyordur. Babasıyla yaptığı küçük bir konuşma sayesinde hem korkularıyla yüzleşmek hemde Gabe'i tekrar görmek amacıyla. Yeni haberi için tekrar Arjantin'e geri döner. Ama kötü şansı yakasını bırakmayacaktır.

Gabriel Jones, kendisi orduda senelerce görev yapmış, bildiğiniz Terminatör ve Rambo karışımı bir adam. Kaya gibi sert bir kabuğun altında aslınca çok büyük yaralar almış, travmalar atlatmış bir kişilik. Kendisine isminden dolayı 'Baş Melek' lakabı takılmış ama ekip arkadaşları -manevi kardeşleri- dalga geçmek maksadıyla 'Melek Çocuk-Melek Oğlan' diyede hitap ediyorlar. Efendim kendisi bir sürü ölüme tanık olmuş, kah kendi öldürmüş kah sevdiği insanlar öldürülmüş. Son olayda o kadar kötüydüki tüylerim diken diken oldu. Kitabı okuyunca anlarsınız. Ruhunda kapatılamayacak delikler açmış bu olay. Jenna ile karşılaşmasıda aynı olaylarla bağlantılı. Her ikiside ilk gördüklerinden beri birbirlerini düşünüyorlar fakat Gabe'in hayatı düzenli bir ilişki yaşamasına imkan vermiyor. Ona yaklaşanların hayatı tehlikede ve kendiside sürekli kurşunlarla burun buruna geliyor ve tabir yerindeyse ölümle dans ediyor.

Gabe, Jenna'nın geri geldiğini gördüğü zaman başının dertte olduğunu hemen anladı ama kader ya da kötü talih bu sefer ikisininde yakasını bırakacak gibi gözükmüyor. Bakalım hem kör talihlerini yenip, hem geçmişin hayaletleriyle başa çıkıp, hem de aşkı bulabilecekler mi?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...