Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

14 Kasım 2012 Çarşamba

Kaçak Gelin - Brenda Joyce

Tutkulu bir erkek
Âşık bir kadın
Soluk soluğa bir aşk



Sean ONeill bir zamanlar Eleanor de Warennein her şeyidir fakat Seanın ortadan kaybolup kendisinden haber alınamadığı yıllarda, Eleanor bile ondan ümidi keser ve başkasıyla evlenmek üzere sözlenir. Düğünün hemen öncesinde Sean çıkagelir...Ancak kaybolduğu yıllarda yaşadıkları onu değiştirmiş ve artık Sean bambaşka biri olmuştur.

Sean, Eleanorun küçük bir kızdan genç ve güzel bir kadına dönüşmesi karşısında şaşırır. Genç kadını, bir kaçak olarak yaşadığı kendi karmaşık hayatına çekmemekte kararlıdır ancak bu gelin, kalbini çalan erkekle kaçmaya çoktan hazırdır...

"Brenda Joyce tutkunun tehlikeleri ve keyifleri üzerine hayranlık uyandıran bir hikâye anlatıyor."
Publishers Weekly

Brenda Joyce - de Warenne Hanedanı #8 Kaçak Gelin

Evet kitabımız normalde de Warenne Hanedanı serisinin sekizinci kitabı fakat ülkemizde yayınlanan üçüncü kitabıdır. Benim hiç tarzım olmayan bir seri. İlk kitaptan beri sevmiyorum ama neden okuma zahmetine girdiğimide bilmiyorum açıkçası. Yani o kadar sinirlerim bozuluyorki okurken neden kendime bu işkenceyi yapıyorum çözemedim. Yazarın kadın karakterleri sürekli aşağılayıcı durumlara sokması çok sinir bozucu. Gurursuz, onursuz, ezik kadın karakterlerden hiç hoşlanmıyorum. Aynı şekilde erkek karakterleride odunmu odun olmaz böyle şey arkadaş.


Konusundan bahsedeyim azıcıkta size;

Sean'ı ilk kitaptan hatırlarsınız, Devlin'in kardeşiydi. Elonor'da Sean'ın üvey kız kardeşi ve küçük yaştan beride Sean'a aşık. Tabiki Sean onu küçük kız kardeşi olarak görüyor ve bu aşka karşılık vermiyor. Sonra kafasına dank etti ama iş işten geçmiş oldu bence. Sean bir gün evi terk ederken Elenor'a yakalandı. Elenor'da onunla gitmek istedi ama Sean buna karşı çıktı ve Elenor'da bunun üzerine ondan döneceğine dair söz aldı. 


Elenor, bekledi bekledi, aradan dört yıl geçtikten sonra döneceğine dair tüm umutlarını yitirdi ve evlenmeye karar verdi. Babasıda ona yakışıklı, zengin ve ünvan sahibi bir damat buldu. Kitap boyunca tek üzüldüğüm kişide damat Peter oldu zaten. Sean büyük umutlarla ayrıldığı evine bir firari olarak geri döndü. Tamda Elenor'un düğününe bir gün kala kızın karşısına çıktı, bekaretini aldı. Sonra bu yaptığına pişman oldup kaçtı. Düğün günü özür dilemeye diye geldi gelini alıp kaçtı. 

Bu arada beraber oldular sürekli tabi (burda gözlerimi deviriyorum). Sean dört yıl önce evden ayrılıp bir kasabaya yerleşmiş. Bir kadınla evlenmiş, kadın onun çocuğunu taşıyormuş. Buralarda o kadar sinirlendimki anlatamam ya. Bir ayaklanma oluyor ve Sean ayaklanmayı başlattığı için vatana ihanetten tutuklanıyor. Sonrada bir deliğe tıkılıyor iki sene bu delikte, gün ışığı ve hiç insan yüzü görmeden yaşamak zorunda kalıyor. Bir şekilde bir yolunu bulup kaçıyor. 

Vatana ihanetin suçu idam olduğu için bunu ülkeden kaçırmaya çalışıyorlar işte tamda bu sırada Elenor'un evleneceğini öğreniyor ve olaylar bundan sonra başlıyor. Salak adam onca seneyi boşa harcadı. En sonunda Elenor'u sevdiğini anladı. O güzelim yılları heba etti. Elenor'u yokluğuyla üzdü. 

Allahın sopası yok kendide insan kılığından çıktı ama. İyi de oldu beter olsun. Psikolojisi bozuk bir bireye dönüştü tabi onu kendine getiren Elenor oldu. Hala inat edip kızı Peter ile evlendirmeye çalıştı. Neyseki Peter gerçeği öğrenip aradan çekildi. Sonrada her kitabın sonunda olduğu gibi evlendiler falan filan :D Bu tarz çarpık ilişkileri beğenenlerin seveceğini düşünüyorum lakin daha öncede dediğim gibi hiç benim tarzım bir konu değil. Çok kasvetli bir kitaptı ben böyle kitapları sevmiyorum. Eğer sizde benim gibi bu tarz kitaplardan hoşlanmıyorsanız bence hiç elinize almayın bu seriyi.

Serinin diğer kitapları sırasıyla;

Bir Avuç Aşk ve Maskeli Balo'dur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...