Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

17 Ekim 2012 Çarşamba

Ölümsüz Aşk (The Crow) - David Bischoff

Aşk, tutku ve kariyer sizce ne kadar önemlidir? .. İnsan, ihtiraslarını nereye kadar zorlayabilir? ..
Ünlü bir yazar olan William Blessing, karısı Amy ile mutlu ve sakin bir hayat yaşamaktadır. Her kitabı çok satan ve büyük rağbet gören Blessing'in mutlu geçen hayatı, Donald Marquette ile tanışmasıyla sekteye uğrar. Güvendiği için, Donald'ı kendisine danışman olarak alan William Blessing, bilgilerini, deneyimlerini ona anlatır. Ancak Donald göründüğü gibi saf, masum ve güvenilir biri değildir. Çünkü o, Baxter Brittle ve adamlarıyla birlikte hareket eden kötü biridir. Ve William'ın karısı Amy'ye de göz koymuştur.

Bir gece Baxter'ın adamları The Maruis, Kont Mishka ve Theodore, biraraya gelip, William'ın öldürürler. William'ın öldürülmesini fırsat bilen Donald da Amy ile evlenir ve William'ı öldüren katiller, William'ın sahip olduğu dünyaca ünlü Poe koleksiyonunu ele geçirirler.

Ancak William, bir karganın bedeniyle, intikamını alması için bir şans daha tanınarak dünyaya geri gönderilir ve böylece devam eden macera, gerilimin doruklarına tırmanır.


Başarılı Gothic roman yazarı olan William Blessing karısı Amy ile birlikte huzurlu bir hayat yaşıyorlar ta ki, Donald Marquette hayatlarına dahil olana kadar. William Blessing'in, Edgar A. Poe takıntısı var (bence asıl takıntı kitabın yazarının kendisinde ve bunu ana karaktere yansıtmış). 


Edgar A. Poe'nun kitaplarının orjinal ilk baskılarını elinde bulunduruyor ve müthişte bir koleksiyonu var. Donald Marquette, William Blessing'in yanında yardımcı olarak işe başlıyor. Karısı Amy'den hoşlanıyor içten içe ona karşı şehevi duygular besliyor. Başta dostları gibi gözüktü ama Bill'i kıskanmaya başladı. 

Kendi kitaplarını yayınlatmak için bir şirketle anlaştı fakat bu şirketin adamlarının geçmişleri hiç temiz değil ve amaçları edebi eserler ortaya koymak yerine bolca para kazanmak. Velhasıl Donald bu ekiple anlaşma yaparak Bill'i soymaya karar verdi. Ama işler umduğu gibi gitmedi. Bill vuruldu ölmediğini anlayıncada kendisi işini bitirdi. 

Bill ölümden geri geldi ve yarım kalan işlerini tamamlamaya başladı. Bu işi tabiki intikamdı. Kendisini soymaya çalışan altı kişiden Donald'da dahil intikamını aldı. Kitabı beğenmedim. Çok sıkıcıydı ve sürekli korku kitaplarından, filmlerinden özelliklede Edgar A. Poe kitaplarından alıntılar yaparak konuşmaları iç sıkıcıydı. Diyaloglarda bir anlamsızlık vardı çeviridenmidir yazarın dilimi öyledir bilemedim. Ama olmamış kitap kesinlikle zaman kaybıydı benim için. Filmle bir alakası yok onuda belirteyim. Sadece karga ve ölümden geri gelme olayını kullanmış yazar.

Biraz The Crow'un tahihçesinden bahsedeyim.

The Crow 1980'li yıllarda ilk defa James O’Barr tarafından çizgi roman olarak ortaya çıkmıştır, James O’Barr, trajik bir trafik kazasında nişanlısı Bethany’nin sarhoş bir sürücünün kullandığı araba tarafından öldürülmesi sonrasında çok sıkıntılı günler yaşamaya başlamış. Bu yaşadığı sıkıntılı dönemden kurtulmak için kendisini çizime vermiştir. 

1994 yılında Alex Proyas'ın yapımcılığı ve yönetmenliğini üstlendiği başrolde Brandon Lee'nin oynadığı "The Crow" filmi çekildi. Filmin son aşamasında Brandon Lee'nin talihsiz bir kaza kurşunuyla ölmesi sonucu daha da ilgi çekici bir hal aldı. Hatta bazı yerlerde lanetli filmler listesinde üst sıralarda yer aldığınıda görmüştüm.

1996 yılında ikinci film The Crow: City of Angels (Şehir Melekleri),
2000 yılında üçüncü film The Crow: Salvation
2005 yılında da serinin dördüncü filmi The Crow: Wicked Prayer yayınlandı.






The Crow filminin özeti:

Bir zamanlar insanlar biri öldüğünde ruhunu bir karganın ölümün ülkesine taşıdığına inanırlardı. Ama bazen çok kötü birşey olduğunda büyük bir kederde taşınırdı ve ruh rahat edemezdi. O zaman, sadece bazen karga yanlış şeyleri düzeltmek için ruhu geri getirebilirdi...

Müzisyen Eric Draven (Brandon Lee) ve nişanlısı Shelly Webster (Sofia Shinas) Cadılar Bayramında evlenmeyi planlarlar ancak, düğünlerinden bir gece önce Top Dollar’ın başını çektiği serseri çetesi taradından Şeytan’ın Gecesi’nde saldırıya uğrar ve katledilirler. Ölümlerinin çok korkunç ve aşklarının çok kuvvetli olmasından dolayı bir yıl sonra Eric’in mezarını ziyarete gelen bir karga Eric’i yanlış giden şeyleri doğru yoluna koyması için hayata geri döndürür. Kendisini ve Shelly’yi öldüren dört çete üyesi ve çete liderini öldürmek için geri gelmiştir.

Filmi izlemediyseniz bence mutlaka izlemelisiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...