Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

16 Ekim 2012 Salı

Kara Altın - Christine Feehan

Onlar sonsuzlukta ruh eşlerini arayan karanlığın efendileriydi... 

Alexandria Houton, öksüz erkek kardeşini korumak için her şeyini verirdi hayatını bile. Fakat San Fransisconun sislerine gizlenen korkunç bir şeytanla karşılaştıklarında, Alexin tek yapabildiği kurtuluşları için yakarmak oldu... 

Ve karanlığın içinden Aiden Savage çıkageldi Altın rengindeki savaşçı, karanlığın diğer tüm yaratıklarından daha güçlü ve tehlikeliydi. Zamanın tesir edemediği Karpatyalı onları korkunç kaderlerinden kurtaracaktı. Ancak Aidan mucize mi... yoksa bir canavar mıydı? A

lexin kurtuluşu mu... yoksa günahı mıydı? Alex, Aidanın doğaüstü baştan çıkarışına teslim olursa erkek kardeşini gerçekten kurtarabilecek miydi? Yoksa yaşamından çok daha fazlasını feda mı edecekti? 

"Paranormal aşk türünün kraliçesi." -Publishers Weekly- 

"Serideki en iyi kitap. Tutku dolu ve tehlikeli." -Romantic Times-

Fırsat bulup sonunda kitabı bitirdim. İlk iki kitaptan daha iyi olduğunu kabul etmeliyim. Gerçi bununda beğenmediğim yönleri az değil. Yazar kadın karakterleri güçlü göstermeye çalışıyor ama içinde bulundukları durumla başetmeyi zor başarıyorlar burda büyük bir çelişki var bunu kapatamıyor yazar. Bu da beni fazlasıyla sıkıyor. Yine kendini tekrar etmeler vardı bu kitaptada.


Konusuna gelirsek. Aidan Karpatyalı'ların en kadimlerinden biri 800 yılı aşkın bir süredir hayatta bir gün bir vampiri öldürmek için geldiğinde Alex'i yani ruh eşini buluyor. Başta Alex'in vampirin kanıyla kirlendiğini düşünüp onu öldürmeye çalışıyor fakat ruh eşi olduğunu anlayınca geri adım atıyor. 

Alex'i evine götürüp dönüşümünü tamamlamasına yardımcı oluyor aynı zamanda da Alex'in küçük kardeşi Joshua ile de ilgileniyor. Bu aralar hep Alex'in vampir olmayı istemeyip bunu kabullenememesi, Aidan'a olan çekimini reddetmesi, Aidan'ın onun vampir değil Karpatyalı olduğuna ikna etmeye çalışması ve bu zaman zarfında büyük bir sabır göstermesiyle geçti. Aidan gün ışığına çıkamazsın dediğinde ona inanmadı. 

Gün ışığına attı kendini ve ciddi şekilde yandı. Yani açıkçası gerçek olduğunu bilmesine rağmen sürekli Aidan'ın haksız olduğunu kanıtlamaya çalışma çabası vardı. Ben güçlüyüm, ben özgürüm, ben kimseden emir almam tavırları sergiledi. 

Sonuna doğru başka bir vampir Joshua'yı kaçırdı. Aidan onu büyük bir mücadele vererek kurtardı. 

Tabi bu arada Alex artık herşeyi kabullendi. Bu kitapta az da olsa yine Gregori'yi görüyoruz. Ruh eşi doğmuş büyümüş 18 yaşına gelmiş ama onu istemiyor. Gregori de ona beş yıl süre vermiş ve o zaman zarfında kendini kaybetmemek için Aidan'ın bölgesine gelmiş. 

Son vampirle savaşı sırasında Aidan'a yardımcıda oldu ve asıl istediği kendisi vampire dönüşürse onu öldürmesini istediği kişinin Aidan ve kardeşi Julian olması. Velhasıl arkadaşlar ben bu seriyi okumaya değer bulmuyorum. Sevemedim gitti.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...