Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

29 Eylül 2012 Cumartesi

Zifiri Karanlık, Yıldızsız Gece - Stephen King

"Her insanın içinde başka birinin, bir yabancının olduğuna inanıyorum..." diye yazıyor Wilfred James, dört zifiri karanlık hikâyenin ilki olan "1922"yi oluşturan itirafnamesinin ilk sayfalarında. James'e göre bu yabancı, karısı Arlette babasından kalan araziyi satmayı teklif ettiğinde ortaya çıkıyor ve korkunç bir cinayet ve delilik sürecini tetikliyor. "Koca Şoför"de, polisiye roman yazarı Tess, bir imza gününün ardından evine dönerken yolda bir yabancıyla karşılaşıyor. Tecavüze uğrayıp ölüme terk edilen Tess intikam planları yaparken bir başka yabancıyla karşılaşıyor: İçindekiyle. "Adil Uzatma", hikâyelerin en kısası, muhtemelen aynı zamanda en iğrenci ve kesinlikle en komiği. Şeytanla anlaşma yapmak, Dave Streeter'ı ölümcül hastalığından kurtarmakla kalmıyor, hayatı boyunca ruhunda biriken ıstırabı fazlasıyla dindiriyor. Darcy Anderson, yirmi yıldan fazla bir süredir evli olduğu kocası seyahatteyken, pil aramak için garaja gidiyor. Ayağı tezgâhın altındaki kutuya takılınca kocasının içindeki yabancıyı keşfediyor. Tüyleri diken diken eden korkunç bir keşif ve sona eren "İyi Bir Evlilik."

Zifiri Karanlık, Yıldızsız Gece, Stephen King'in uzun hikâye formunun ustası olduğu gerçeğini, birçok başarılı filme esin kaynağı olmuş eserlerinde olduğu gibi, yeniden ortaya seriyor.

Kitap her zamanki gibi muhteşemdi tabiki. Stephen amcam döktürmüşte döktürmüş. Bayıldım bayıldım bayıldım o derece yani . Stephen severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. O kadar etkilendimki hatta rüyama girecek falan diye korktum. Amcamın öyle güzel bir anlatım şekli vardı bütün duyguları insana aynı anda yaşatıyor. Bir yandan sinirlenirken bir yandanda ağlama ihtiyacı hissediyorsunuz, bir yandan korkarken bir yandan gülüyorsunuz. Çok başarılı çok yaratıcı inanılmaz bir hayal gücü. Söyleyecek kelime bulamıyorum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.

Kitap dört farklı hikayeden oluşuyor. 

İlk hikayemizde; 
Bir adam mal için karısını hunharca öldürüyor. Tabi bundan sonra yaşadığı şeyler çok trajikti en çok bu hikayeden etkilendim. Karısını öldürmek için oğlunuda kullanıyor onun yardımıyla karısını kullanılmayan kuyuya atıyorlar. Daha sonra kuyudan fareler çıkmaya başlıyor. Adam sürekli her yerde fareler görüyor. Karısının kendisine fısıldadığını duyuyor. Oğlu trajik bir şekilde ölüyor. Çok güzel psikolojik gerilimdi. Aslında adam hiç bir şey sahibi olamadı ve kafayı sıyırarak öldü.

İkinci hikayemizde;
  Bir yazar imza günü için bir kasabaya gidiyor dönüş yolunda tecavüze uğruyor. Utancından kimseyede bahsedmiyor ama kendi yöntemleriyle intikamını güzelce alıyor. Planını güzelce hazırlıyor ve önce gidip ona tecavüz eden adamın annesini buluyor ki bu kadın onu imza gününe çağıran kadın. Onu öldürüp oğullarının peşine düşüyor. Aslında onları öldürmeyi planlamasının sebebi bunu sadece ona yapmaları değil daha bir çok kurbanları var ve kadın bunlarında intikamını alıyor bir nevi.

Üçüncü hikayemizde;
  Kanserden ölmek üzere olan bir adam şeytanla bir anlaşma yapıyor. Ama anlaşmanın gerçekleşmesi için nefret ettiği birinin olması lazım. En yakın arkadaşı! Anlaşma sonucu kanserden kurtuluyor ama en yakın arkadaşının hayatı trajik şekilde mahvoluyor buna üzülmüştüm çok.
Arkadaşının karısı kanserden ölüyor. Tabi bu adamın eski sevgilisiydi bu kadın. Sonra oğlu bir rahatsızlık geçiriyor ve beynine oksijen  gitmediği için sakat kalıyor. Konuşamıyor kendi başına hareket edemiyor. Tabi bu sırada anlaşmayı yapan adamda bir anda zengin oluveriyor oğlu şirket kuruyor. Arkadaşı iflas ediyor. Sakat çocuğu boğularak ölüyor. Aslında çok üzücü bir hikayeydi.

Dördüncü ve sonuncu hikayemizde;
  İyi bir evliğiniz var. Kocanızı çok seviyorsunuz ve onu çok iyi tanıdığınızı düşünüyorsunuz. Eminmisiniz! Bence bir daha düşünün!
Evet kadıncağız şans eseri (kötü şans) kocasının azılı bir katil olduğunu öğreniyor ve dünya başına yıkılıyor. Bu hikayeyi okurkende kendimi kadının yerine koydum o kendiyle çelişmeleri. Stephen amcam o kadar insancıl bir dille yazıyorki. Bir insanın o durumda hissetmesi gereken şeyleri yaşadı kahramanımız ve sizide olayın içine sürüklüyor kitap.
Kocasını tabiki bütün yalvarmalarına bir daha olmayaak demelerine rağmen merdivenlerden aşağıya atıp öldürdü kadın. Ben olsam bu durumda ne yaprdım  hiç bilmiyorum ama adamın vukuatları çoktu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...