Ask.fm Fallow Me on Bloglovin Goodreads Join Us on Facebook Google Plus Instagram Youtube

menü

29 Eylül 2012 Cumartesi

Grinin Elli Tonu - E.L. James

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...

Grey'in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen -çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian'ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder

Sonunda bitti ve kitabın aşırı decerece abartıldığını düşünüyorum. Evet kitabın aşıkları bu yorumumu okuyunca kesin bana kızarlar. 


Abi en başından beri ön yargılıydım ve haklımıydım? Evet! Kitabı beğenmedim. 
Bunun sebebi aşırı cinsellik sahneleri mi? Hayır! 
Bdsm'mi? Yine hayır! 

Arkadaş kitap bana çok yavan geldi bu kadar sayfayla uzatarak abartmış yani şurda bir aylık bir süreyi falan anlatıyorsun ve cinsellik haricinde fazla birşeyde yok. Yazar Alacakaranlıktan etkilenip yazmış sözde aynı alacakaranlığımı okuduk merak ettim. 

Alacakaranlık esintisi sadece evlatlık olmaları ve Cristian'ın piyano çalmasıydı. Bence onun dışında Anita'dan bolca etkilenmiş olduğunu düşünüyorum. Christian bana Nathaniel ve Richard'ı anımsattı. Küçük yaşta cinsellikle tanışmaları ve normal bir cinsellik değil, şiddet içerikli cinsellik. Ana'nın saflığı(!) Abi 2011 yılındasın üniversite okuyosun kızın bir şeyden haberi yok yuhh diyorum. E-postayı bile bilmiyor bir de yayın evinde çalışacak. Neyse Christian sadistin teki. Tamam aşırı yakışıklı olabilir ama yetmiyor işte bak. 

O kadar çelişkili hareketleri varki başım döndü. Tamam büyük travmalar atlatmış doğru, kendisine dokunulmasını istememesinide anlıyorum, ama kızın elini tutuyosun, öpüyosun vs. nerde kaldı dokunmamak bu da çelişki. Hayır bir de bir pedofil olan Bayan Robinson'la hala görüşüyor ve onun pedofil olabileceğini idrakedemiyor. Canım sen bu kafayla nasıl şirket yönetiyorsun. Adam birde terapiste gidiyor. Kitaptan her şeyi çıkardığımızda karşımıza küçük yaşta istismara uğramış bir çocuk ve ona safça aşık olan bir kız kalıyor elimizde. 

Aslında bu açıdan baktığımızda güzel bir konu olduğunu düşünebiliriz. Fakat yazar bana o duyguyu işleyemedi. Öyle bir anlatımı olacaktı ki bu kitabın benim ilk gördüğüm acıların çocuğu olacaktı. Ama yok ısınamadım kitaba cinselliği ön planda tutarak tiraj yapılmaya çalışılmış ve konu önemsenmemiş. Seriye devam edermiyim emin değilim açıkçası, ikinci kitabın daha güzel olduğu söyleniyor bakalım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...